Zigana Pide – Emek 8/Ankara

Emek 8’de ana cadde üzerinde yer alan mekan, geniş ve ferah. İlk girdiğiniz andan itibaren görevliler ilgili ve nazik. 2,5 yıldır burada faaliyet gösteriyorlarmış. Aslında gelip geçerken gördüğümüz bir yerdi ama son zamanlarda adını daha çok duymaya başlamıştık. Arkadaşımız @sevdedays ‘in daveti ile de @ziganapide ‘yi tanıma fırsatı bulduk.

Kavurmalı Pide

Mekanın sahibi Trabzon’un Akçaabat ilçesinden, çalışanlar ve ustalar da aynı yöreden. Hal böyle olunca kullanılan malzemeler de memleketten geliyor. Lezzetlerinin sırrı da burada saklı zaten. Sipariş üzerine belirli yerlerden alıyorlarmış malzemeleri sürekli ve otobüse verdirip aynı gün ellerinde oluyormuş. Bu da tazelik ve standart bir lezzet oluşturmak için önemli bir detay.

Açılışı kuymak ile yaptık. Patronun bizzat kendi elinden yedik kuymağımızı. Kendisi her ne kadar mütevazi davransa da biz çok beğendik. Kolot peyniri ve Vakfıkebir tereyağı, hepsi yerel üreticiden. Zaten, sadece kuymak için söylemiyorum, malzeme kaliteli olunca bir şekilde lezzeti yakalayabiliyorsunuz. Kuymağın biraz daha yağlı olmasını beklerdim ama herkes bu kadar yağı tercih etmeyeceği için haklı görüyorum kendilerini. Siz de benim gibi yağı biraz yüzünde seviyorsanız belirtmeniz yararlı olacaktır.

Yuvarlak Peynirli Pide

Kuymaktan sonra peynirli pide geldi. Peynirli pide çoğunluğu imansız peynirinden olmak üzere telli peynir ile karışık harçtan yapılıyor. Asıl peynirli Karadeniz pidesinin de bu şekilde olması gerektiği detayını alıyoruz. Bunu anlamak için de pidenin içindeki imansız peynirinin topaklanması asıl belirtiymiş.

Kıymalı Pide

Yakın zamanda tanıttıkları açık kıymalı pideyi de denedik. Ben de kıymalı pide yiyeceksem kıyması çiğden pişirilmiş açık pideyi tercih ederim. Ama bu açık kıymalı pide İç Anadolu’da yapılanlardan biraz daha farklı. Yuvarlak Karadeniz pidesi formatında ve bolca konulmuş harcı ile “banma” kıvamında bir sunum olmuş. Hafif acılı olarak hazırlanıyor harç ve pide masaya sıcak gelince hemen üzerinde tereyağ atıp harcı karıştırıyorsunuz ve pidenin kenarından bir parça koparıp tereyağlı kıymaya banıyorsunuz. Zaten kıyma yağsız, yerken de hissedebiliyorsunuz, tereyağı ile kıvamına geliyor bu şekilde.
Son pidemiz de kapalı kavurmalı pide. Zaten mekanın favori ve en çok tutulan pidesi. Nedenini ilk lokmada anlayabilirsiniz. Pidenin kesilmiş çıtır kapağını alıp kavurmayı lokma yapıp yiyorsunuz ve kavurmanın tadına varıyorsunuz. Uzun zamandır böyle bir kavurma yemedim desem doğrudur. Yumuşacık ve sinirsiz bir kavurma. Ama biraz tuzlu haliyle koruyucu madde atmadan ömrünü uzatmak için.

Fındıklı Fırın Sütlaç

Biz bunları nasıl yeriz yiyemeyiz derken bir baktık masadaki herşey bitmiş. Çünkü pideler nerdeyse yarım kilo geliyor. Ama servis çay ve tatlı ile devam etti. Mekan Karadeniz olunca çayı da hakiki çay oluyor tabi. Tirebolu’dan özel olarak getirtilen çayı içmeye doyamadık. Çayın yanında fındıklı Trabzon burması ve fındıklı fırın sütlaç yedik. Her lezzette olduğu gibi tatlılarda da bir Karadeniz mekanında olduğunuzu hatırlıyorsunuz, fındıklardan. Peynirde, yağda ve diğer bütün malzemelerde olduğu gibi fındıkta da aynı titizlik ve özen gösterilerek en iyisinden seçilmiş fındıklar kullanılmış. Trabzon burması, Trabzon’da el yapımı olarak üretiliyor ve yarı fırınlanmış olarak Ankara’ya gönderiliyor. Sütlaç da aynı özenle nişastasız olarak bol fındıkla servis ediliyor.
Girdiğimiz andan çıktığımız ana kadar, yediklerimizden ve gösterilen ilgiden çok memnun kaldık. Umarım sizler de denersiniz ve memnun kalırsınız.
Bu arada kahvaltıda kuymak ve pide sevenler için pazarları saat 9’da hizmete başlıyorlar.
Afiyet olsun.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir