İçimizdeki Şeytan – Sabahattin Ali

“…açıkça konuşalım.Dün gelsen metelik alamazdın…Yarın gelsen beni bulamayacaktın…Bu sabah kararımı verdim. Kasada epeyce para var…yüklenebildiğim kadarını alıp eve çoluk çocuğun nafakası olarak bırakacak, ondan sonra da başımı alıp gidecektim…Bu dünyada başka türlü olmak neye yarar?..Benim gibi bir acizin debelenmesi fayda verir mi?..Sen şimdi bu sözlerinle benim kararımı takviye ettin…Bana dünyanın hakikaten suratına tükürülmeye bile değmez olduğunu ve bu dünyada suratına tükürülmeyecek bir tek, ama bir tek insan bile bulunmadığını sağlam bir şekilde ispat ettin. Böyle biri mevcut olsa bu sen olurdun ve şimdi buraya gelinceye kadar içimde bir şüphe vardı.Şu kainatta belki bir de iyi taraf vardır, fakat görmek bize nasip olmuyor diyor ve seni düşünüyordum…Beni boş hayallerle avunmaktan, yaptığıma pişman olmaktan kurtardın…Senin suratına bakınca melanet dolu ruhunu göreceğime yüreği çarpan bir insan görüyordum…Al şu iki yüz elli lirayı, beni kimseye ihbar etme.Yarına kadar sükut hakkı olarak veriyorum.Ondan sonra İsrafil’in borusunu al eflake ilan et…Yalnız senden bir ricam var.Namusuna güvenerek istemiyorum.Kendin için de bir faydası yoktur, belki zararı olur da ondan söylüyorum:Paraları alıp eve verdiğimi ağzından kaçırma.Nereden biliyorsun diye belki seni de işin içine karıştırırlar.Merhametten değil, ihtiyaten sus.Benim gözlerimi açtın, sana bir daha eyvallah.Şimdi arabanı çek.Namussuz insan suratı seyretmek istemiyorum.Kendim kendime yeterim.Durma.Defol!.”

 

Sabahattin Ali’nin bütün kitaplarının adı “İçimizdeki Şeytan” olsa da olur bence. Her zaman beğendiğim o ince tahliller yine etkileyici ve vurucu. Öyle ki okuduğunuzda kendinizi çıplak ve yakalanmış hissediyorsunuz. Yazar bu romanında da toplumsal sıkıntılardan, geçim derdinden, insanların birbirine karşı acımasız tutumlarından bahsetmiş.Kitaptaki veznedar Hafız Hüsamettin Efendi, Kürk Mantolu Madonna’daki Raif Efendi’ye benziyor ama hikaye bu karakter üzerinden dönmüyor bu sefer. Kürk Mantolu Madonna kadar olmasa da, yine sizi etkileyen, çarpıcı, güzel bir kitap.

Ön Kapak
Arka Kapak

Değirmen – Sabahattin Ali



Tesadüfün pek merhametli olmadığını ve birbirine böyle yakın olanları bir ikinci defa karşı karşıya getirmediğini biliyorlardı. Fakat konuştukları dil, diğer kırlangıçların diliydi ve bu dilde, söylemek istedikleri şeyleri söylemekten utanıyorlardı. Bu dil, onların içindeki şeylere uygun değildi.

Kitaba başlamadan önce yazarın önsözünü okumanız, kitabı ve yazarı anlamanız için faydalı olacaktır. Hikayelerin sonunda bulunan tarihler de ayrıca size, yazarın da bahsettiği gibi, zaman içerisinde yazarın kalemiyle ilgili süreci gösterecektir. Sabahattin Ali’nin bildiğiniz toplumcu, gerçekçi bakış açısı yine öykülerinde kendini gösteriyor, halkın acılarına bizi ortak ediyor.

Ön Kapak