Dear Pizza – Ankara/Ümitköy

Arkadaşlar dikkat bu bir keşif yazısıdır!!

Dear Pizza
Dear Pizza

Yemek düşkünü çoğu kişi pizza sever ama her zaman gönlünce güzel pizza yiyebileceği bir yer bulamaz. Çünkü menüde pizza görüp istediğimiz bir çok yerde, üzerine ne bulunmuşsa atılmış, pideden hallice bir şey servis ediliyor. Ya da zincir pizzacılardan sipariş verdiğimizde kalitesiz, tatsız tuzsuz, hamuru bir tuhaf pizzalarla karşılaşabiliyoruz.

Dear Pizza
Dear Pizza

Bunları niye anlatıyorum? Yemek düşkünü biri olarak güzel yemek yemek beni ne kadar mutlu ediyorsa kötü yemek yemek de bir o kadar mutsuz ediyor. Ama pizza konusunda yaşadığımız bütün mutsuzlukları, hayal kırıklıklarını unutabiliriz. Çünkü artık çok seveceğimiz sevgili bir pizzacımız var; Dear Pizza.

Dear Pizza

Ümitköy’de yaklaşık bir ay önce açılan Dear Pizza aslında GOP’ta bir yıldır faaliyet göstermekteymiş. Bazı sebeplerden ötürü Ümitköy’e taşınmaya karar vermişler ve çok da iyi etmişler. Çünkü abartısız, efsane pizza yapıyorlar.

Deepdish ve Picasso

Ben damak tadına düşkün, her şeyi beğenmeyen, seçici biriyimdir ve bu yüzden aç kaldığım zaman da çok olmuştur. Pizza zaten her zaman riskli bir yemektir bence. Çünkü hamuru ayrı güzel olmalı, üst malzemesi ayrı güzel olmalı ve bu ikisi iyi bir biçimde birleştirilmelidir. İşte bunların hepsi Dear Pizza’da ayrı bir güzel.

Picasso Fırına Girerken
Deepdish Fırına Girerken

Daha mekana girmeden kapıdan aldığınız o nefis koku, pizzanızdan alacağınız her ısırıkta neler hissedeceğinizin teminatı adeta. (Anlatırken bile içim bir hoş oluyor 🙂 ) Havada kokusunu yakaladığımız hamurun, aynı kokuyla önümüzde çıtır çıtır durması beni benden alıyor. Çünkü hamur pişerken hep bana güzel kokar ama piştikten sonra o güzel kokuyu tat olarak hissedemem. Ama işte Dear Pizza’da aldığım o güzel kokunun pizzanın içine hapsedildiğini gördüm ve her ısırıkta kendimden geçtim. Sadece hamur değil değil tabi, bir de üzerindeki malzemelerin güzelliği var.

Deepdish ve Picasso Fırında

Seçtiğimiz pizzalardan Picasso’nun üzerindeki peynir karışımı özellikle aklımızı başımızdan aldı. Ayvalık loru, parmesan, mozeralla ve labneden oluşan peynir karşımının içine arpacık soğan ve pastırma parçacıkları katmışlar. Üzerine de renkli biber, mantar ve dana bonfile sermişler, pesto sosla öldürücü vuruşu yapmışlar. Sonuçta öyle bir lezzet ortaya çıkmış ki daha ilk lokmamızda bizi bu dünyadan kopardı. Aynı peynir karışımı ile üzerinde Dana Bonfile ve mantar olmadan yiyelim isterseniz Baron’s Pizza adıyla da sipariş verebilirsiniz.

Üzerinde Pesto Sosuyla Baron’s ve Picasso Pizzalar
Özgür Bey ve Picasso Pizza

Bu arada pizza piştikten sonra üstüne dökülen pesto sosa da ayrı bir parantez açmak istiyorum. Pesto sos için kullanılan fesleğenler taze olarak Marmaris’ten getiriliyormuş ve sızma yağ ile sosu kendileri imal ediyorlarlarmış. Zaten kokusundan ve renginden doğal olduğu o kadar anlaşılıyor ki insanın şifa niyetine yüzüne gözüne süresi geliyor. 🙂

Steak ve Papula Pizzalar

İkinci olarak denediğimiz Deepdish pizza ise resmen dibimizi düşürdü. Daha önce yediğimiz pizzalardan biraz farklı olarak kalın bir hamura bolca mozarella ve bolonez sos konularak yapılan Deepdish sizi pizzaya doyuruyor.

Bol Peyniri  ve Bolognese Sosu ile Deepdish Pizza

Pizzaların güzelliğinden, malzemelerin kalitesinden bahsettik ve tabi ki bütün bunların bir sebebi var. Güzel olan hiç bir şey rastlantı değildir. Dear Pizza’nın sahibi Özgür Bey bunu yaptığı işle bize ispat etti. Özgür Bey gıda sektörü dışında farklı firmalarda uzun yıllar çalışmış. Askere gidip geldikten sonra sevdası olan pizzaya vermiş kendini. Bir pizzacı açmak hayaliyle eve kapanmış ve başlamış denemelere. Bu arada bize eski fotoğrafları gösteriyor ve devam ediyor anlatmaya. İstediği mükemmelliğe ulaşana kadar durmadan devam etmiş, evde sürekli pizza piştiği için arkadaşlar misafirler eksik olmamış. Zaten fotoğraflardan görüyoruz kalabalıkta herkes bir pizza dilimi almış, yiyor. Sonunda tamam demişler ve dükkanı açmışlar ama yine bir sorunla karşılaşmışlar. Defalarca deneyip ulaştıkları hamur tarifini evdeki fırında denedikleri için dükkandaki büyük fırında aynı performansı alamamışlar ve tekrar başlamışlar denemelere. Yani anlayacağınız sadece hamur için günlerce gecelerce bıkmadan usanmadan çalışma yapılmış ve sonuca ulaşılmış. Başarının tesadüf olmadığından söz ederken kastımız buydu. Özgür Bey gerçekten işini ve pizzayı seven biri, bütün bu anlattıklarımızı kendisiyle tanıştıktan sonra daha iyi anlayacaksınız.

Papula ve Steak Pizzalar Fırından Yeni Çıkmış

Özgür Bey Ümitköy’e taşınmaya karar verince, arkadaşlıkları oldukça geçmişe dayanan Sevgül Hanım, yani şimdiki ortağı, kendisine destek oluyor ve buradaki mekanı beraber açıyorlar. Özgür Bey pizzaları yaparken Sevgül Hanım mekanın işletmesinde kendisine yardım ediyor. Aslında Sevgül Hanım da sektörün dışından birisi. Kendisi İktisat mezunu ama tercümanlık yapıyor ve aynı zamanda bir anne. Kendisi için yoğun bir tempo olsa da eski arkadaşı ve yeni ortağına destek olmak istemiş.

Mekandaki Görsellerden

Mekan, yeni açılmış ve dekorasyonu henüz son halini almamış olmasına rağmen pizzaların güzelliği ve ev sahiplerinin misafirperverliğinin etkisiyle sıcak bir ortam sunuyor size. Çok olmasa da yeterince büyük olan mekanda grup etkinlikleri de yapılıyor. Hatta yaza hazırlamayı düşündükleri şirin bir bahçeleri de var. Umarım havalar da ısınmaya başlarken en kısa zamanda bahçe de faaliyete geçer ve sıcak Ankara yazında lezzetli pizzalarımızı keyifle yeriz.

Dear Pizza

Yediğimiz pizzaların yanında yemediğimiz pizzaların malzemelerini de tatma fırsatı bulduk. Özellikle Özgür Beğendi Pizza’nın beğendisi, kıvamı ve tadıyla muhteşemdi. Bir zamanlar reklamlarda dönen “Tutturamazsın abi!!” sözü geldi aklıma ve “Tutturmuşsun abi!!” demek geldi içimden.

Özgür Beğendi Pizza’nın Beğendisi

Ayrıca gelmeden bir gün önce haber verirseniz “Apple Pie” da yapıyorlar. Eğer seviyorsanız deneyebilirsiniz, biz beğendik.

Fırından Yeni Çıkmış Apple Pie
Dondurma İle Servis Edilen Apple Pie Dilimi

Ankara’da bir kaç tane ciddi rakibi olsa da Dear Pizza “butik” anlayışının en iyi temsilcilerinden biri olarak bir adım öne çıkıyor bizce. Kesinlikle en kısa zamanda denemeniz gereken bu yer, pizza hakkında size yeni ufuklar vaadediyor.

Mutluköy Mahallesi 1947. Sokak No:3 Ümitköy/Ankara

Telefon: 0312 447 8 447

Mekandaki Görsellerden

Coffee Chefs – Ankara/Nata Vega

Ankara’da akşamları ve haftasonları yapacak bir şey bulamayan veya alışveriş yapmak isteyen birçok kişi alışveriş merkezlerine akın ediyor.  Büyük alışveriş merkezlerinde saatlerce dolaşıp yorgun düşen müşteriler soluklanmak için kendilerini kafe ve restoranlara atıyor. İşte asıl mesele de burada başlıyor. Alışveriş merkezinde istedikleri gibi mekan bulamayanlar sıkılıyor ve başka alternatiflerler arıyor. Bundan on sene önce kabul gören ve hatta alışveriş merkezlerine gitmenin başlıca sebebi olabilen bazı mekanlar artık çıtanın altında kalmaya başladı. Bunun sebebini, çıta yükselirken bu işletmelerin yerinde sayması, bazılarınınsa daha da kötüye gitmesi olarak düşünebiliriz. Bu durumun sonucu olarak AVM’lerde daha butik, daha farklı konseptlerde birçok kaliteli mekan açılmaya başladı, ki eminim bu değişimi siz de görmeye başlamışsınızdır.

Coffee Chefs
Coffee Chefs

İşte Nata Vega’da açılan Coffee Chefs de bu yeni kahvecilerden biri. Gittiğimizde daha açılalı bir hafta olan mekan bizim için tam bir keşif niteliğinde.

Coffee Chefs
Coffee Chefs

Danışma bankosunun hemen arkasında bulunan mekan dışardan bile hemen kendini belli ediyor. Güzel iç tasarımı ve mavi, siyah tonlarındaki konsepti ile kurumsal kimlik üzerinde oldukça çalışıldığını hissettiriyor. Bizim ilk gözümüze çarpan şey espresso makinesi oldu. Klasik espresso makinelerinde gördüğümüz filtre kaşığı yoktu. Ayrıca kahveyi çektiklerini de göremedik ve durumu sorduk. Makinenin tam otomatik yeni tür bir espresso makinesi olduğunu öğrendik. Makinede bulunan hazneye kahve çekirdeğini koyduktan sonra kendisinin öğüttüğünü, sütü de yine haznelerden kendi alıp köpürttüğünü öğreniyoruz. Bu durum özellikle üçüncü dalga kahvecilerde karşılaşmadığımız bir durum. Genelde üçüncü dalga kahvecilerde barista odaklı emek yoğun bir üretim olur ki zaten özelliklerinden biri budur bu kahvecilerin. Buradaki, baristaya olan ihtiyacı ortadan kaldıracak olan makine, barista olmasa bile kahve yapabilmesi özelliğiyle işletmeye büyük kolaylık sağlıyor ki zaten halihazırda, özellikle üçüncü dalga kahve içmek isteyen veya lattesinin üzerine bir de latte art kondurulsun isteyenler için bir barista da bulunuyor.

Coffee Chefs
Kahve Makinesi ve Çay Kazanı

Açıkçası içeceğimiz kahve, makineden otomatik olarak çıktığı için almadan önce bizde biraz önyargı oluşturmuştu ama içtikten sonra içiminin gayet güzel olduğunu farkettik. Demem o ki, çok iyi baristaların elinden çok daha güzel kahveler içtik elbet, ama neredeyse tek bir tuşla otomatik bir şekilde hazırlanan kahve, “makine kahvesi” beklentilerimizi aştı.

Coffee Chefs
Cold Brew Çay

Öte yandan kahvelerin yanında birçok çeşitte çay da bulunmakta mekanda. Hatta cold brew kahvenin yanında bir de cold brew çay yapıyorlar. Dokuz saatte damla damla demleniyor çay ve kahve. Ama siz isterseniz demleme çayınızı da alıp geçebilirsiniz tabi, seçenek bol.

Coffee Chefs
Coffee Chefs

Bu arada kahve dedik, çay dedik ama bir şeyden bahsetmedik; kahve ve çayın markası. Burası aslında daha önceden de bildiğiniz Esperro markasının kendi mekanı. Esperro’nun zaten bir kaç yerde kendi adıyla açtığı mekanları vardı ama Coffee Chefs ile daha farklı ve iddialılar. Ayrıca kahvelerini kendileri üretmelerinin yanında, kahve makinelerinin distribütörlüğünü de yapıyorlar. Anlayacağınız firma kahve ile ilgili her işte aktif.

Coffee Chefs
Coffee Chefs

Bunların yanında stantta gördüğümüz bütün tatlı ve tuzlu hamurişi ürünler de kendi imalatları. Her ne kadar İstanbul’dan dondurulmuş olarak getirseler de bunu kalite standartını korumak için yaptıklarını söylüyorlar. Taze ev yapımı tadı veren tatlıları bu kahvecilere daha çok yakıştırsak ve tercih etsek de, buradaki tatlıları denemediğimiz için tatları hakkında bir yorum yapmak doğru olmaz.

Coffee Chefs
Coffee Chefs

Coffee Chefs’in Ankara’da farklı noktalarda yeni mekanlar açmayı planladığını duymuştuk, Müdür Ahmet Keçeci Bey de bunu doğruluyor. Ahmet Bey’den söz etmişken, kendisi 15 yılı aşkın bir süredir idarecilik yapan ve son 10 yıldır da gıda sektöründe yer alan birisi. Hepimizin bildiği büyük firmalarda idarecilik yapmış olan Ahmet Bey de Coffee Chefs’teki görevine açılış ile başlamış ve işine hemen adapte olmuş.

Coffee Chefs
Coffee Chefs

Mekanın tasarımı ve özellikle iç mekan dekorasyonu AVM’de yer alan bir işletmenin ötesinde. Özellikle yarı kapalı dış mekan ve standın arasında kalan ufak alan değerlendirilmiş ve çok hoş bir mekan oluşturulmuş.  2 kişilik iki masa ve 5-6 kişinin yan yana oturabileceği uzun bir masanın bulunduğu iç mekan, oldukça huzurlu ve çalışmak için ideal, saatler geçirseniz farketmezsiniz. AVM dışına bakan oldukça geniş kısım da, iç mekan yeterince geniş olmadığı için kapatılarak camekanlı bir bölme eklenmiş. Bu kısmın da zamanla dekoratif objelerle daha da sıcak bir hale getirilmesi faydalı olacaktır diye düşünüyoruz.

Coffee Chefs
Coffee Chefs

Sonuç olarak sık gittiğimiz Nata Vega’ya böyle bir mekan açılmasına sevindik. Zaten mekanın sürekli dolu olması ve kasada sürekli kuyruk olması başkalarının da sevdiğini gösteriyor. Siz de Nata Vega’ya, Anatolium’a veya Ikea’ya giderseniz ve canınız kahve isterse adres belli.

Coffee Chefs
Coffee Chefs
Coffee Chefs
Coffee Chefs
http://www.yemekvekitap.com/wp-content/uploads/2017/03/DSC_0418.jpg
Kahvemiz

 

Coffee Craft Town – Ankara/Ümitköy

Gittiğim mekanların içinde tam anlamıyla “keşif” olarak tanımlayacağım bir mekan varsa o da, Ankara’daki 3. dalga kahvecilerin en yenilerinden, Coffee Craft Town’dır. Çünkü daha mekan açılmadan, hazırlıklar devam ederken tanışma fırsatı bulduk. Ne de güzel olmuş ki bu güzel mekanda bu güzel insanlarla tanışmışız. Bu tanışma bize kendimizi evimizde hissettiğimiz, kendimizi bir parçası gibi hissettiğimiz bir yer kazandırdı. Detaylarına aşağıda sırasıyla değineceğim.

Öncelikle mekana değinmek gerekirse, tasarım ve mimarisi çok güzel. Modern, şık ve bir o kadar da sıcak. Sarının tonlarıyla ve bir çok güzel objeyle donatılmış mekanda sizi türlü türlü kedi figürleri karşılıyor. Camekanlı alanı ve güzel bahçesi mekana ayrı bir ferahlık katıyor. Mekanın bu kadar başarılı bir şekilde hazırlanmasının arkasında yatan sebebi sonradan öğreniyoruz. Mekanın sahiplerinden Selin Hanım bir mimar ve bu işi kendi firması Wedesign’da aktif olarak yapıyor. Wedesign ise Ankara’da bulunan herkesin bildiği çok ünlü mekanların mimari ve dekorasyon işlerini yapan bir firma. Zaten hikaye de biraz buradan başlıyor. Yıllardır kendine ait butik bir mekan açmak isteyen Selin Hanım, başka firmalar için bu işi yaptıkça hayaline bir adım daha yaklaştığını hissediyor ve kaçınılmaz olanın içinde buluveriyor kendini. Ne de iyi yapmış böyle bir mekan açarak diyoruz, kahvesi, mekanı ve muhabbeti ile herşey çok güzel olmuş.

Bu arada kahvelerinin çok güzel olduğunu söyledik ve diğer her şeyin olduğu gibi bunun da bir sebebi var tabi. Kahvelerin başarısının arkasındaki isim ise, mekanı ve sahiplerini tanımamıza vesile olan, Mustafa Güneş. Mustafa Bey Ankara’da kahve aleminde herkes tarafından bilinen bu işin duayeni olan bir isim. Kendisi için ilerde ayrı bir yer ayıracağım, çok farklı ve ilgi çekici bir hikayesi var ve izin verirse bunu herkesin daha detaylı bilmesini isterim. Mustafa Bey’i tanıyanlar mekandaki kahvelerin neden bu kadar güzel olduğunu zaten anlamıştır. Ama bir lezzeti ne kadar anlatırsak anlatalım, tecrübe etmedikten sonra hep eksik kalacaktır. Onun için gelin siz de deneyin ve ne demek istediğimizi anlayın.

Mekandan ve kahvelerden bahsettik, ne kadar güzel olduklarını anlattık ama yazımı bitirmeden mekanı işleten iki hoş bayandan da bahsetmek istiyorum. Selin Hanım’ı az çok tanıttık ama mekanı beraber işlettikleri Tandan Hanım’dan da bahsetmek isterim. Şen kahkahaları ve yüzünden eksik olmayan tebessümü ile mekana ayrı bir hava katıyor Tandan Hanım. Kendisi uzun yıllar dershanecilik yaptıktan sonra Selin Hanımla aynı olan hayallerini bu gerçekleştirmek için beraber yola çıkıyorlar ve aslında daha şimdiden bu işi başarmışa benziyorlar.

Coffee Craft Town bizim için çok özel bir mekan oldu ama bu bizden değil mekandan kaynaklanan bir durum. Siz de mekana gidip, sahipleri ile tanışıp, kahvelerin ve keklerin tadına baktıktan sonra eminim aynı düşünceleri paylaşacaksınız. Biz artık her mekanda  CCT’daki standartı arıyoruz ama ne yazık ki çoğu zaman bulamıyoruz.

Hiçbir mekan için daha önce bu kadar uzun yazı yazmamıştım. Ayrıca iyi mekanlar için uzun yazı yazmak daha zor bence. Çünkü iyi olan herşeyi kolayca dile getiremeyebiliriz ama kötü olanda rahatsız eden göze batan o kadar çok şey olur ki yazdıkça bitmez.

Buraya gelip bu deneyimi yaşarsanız, demek istediklerimi daha iyi anlayacaksınız. 

Mutlukent Mah. 1946. Sok. No:1 Ümitköy/Ankara

0312 236 34 10

Coffee Craft Town
Coffee Craft Town
Coffee Craft Town
Coffee Craft Town
Coffee Craft Town
Coffee Craft Town
Coffee Craft Town
Coffee Craft Town
Coffee Craft Town
Coffee Craft Town
Coffee Craft Town
Coffee Craft Town

 

Asmaaltı Kebap – Adana/Türkmenbaşı

Günü birlik Adana ziyaretinde kebap yemeden dönsek olmazdı. Kebap aşkıyla yanan yüreklerimize bir damla da olsa su serptik bu kısa ziyarette. Kısıtlı zaman dolayısıyla yakınımızdaki alternatiflerden biri olan Asmaaltı Kebapçısı’na uğradık.  Türkmenbaşı bulvarında tam dörtyol ağzında bulunan mekan kolay bulunabilir ve kolay park yapılabilir bir yerde. Bizim gittiğimiz saat çok yoğun bir saat değildi ama yine de içerde insanlar vardı. Mekana girer girmez hemen biri sizinle ilgileniyor ve masya yerleşmenize yardımcı oluyor. Genelde Adana’da menü görmedim, garson size menüyü sözlü olarak sayıyor ama ben isteyince menüyü hemen getirdiler mekanda. Masamıza yerleştikten sonra mezeler servis edildi. Mezeler güzeldi, hemen heryerde bulabileceğiniz türden ve çok farklı değil . Kebap biraz yağlı olsa da fena sayılmazdı, tatmin edecek kadar iyiydi. Zaten Adana’da herhangi bir mekana girdiğinizde az çok bir standarta ulaşıyorsunuz. Çok kötü bir yere denkgelmişseniz o da sizin bahtsızlığınız olabilir. Bu değerlendirmeyi, büyükşehirlerde yaşayan vasat kebaplara alışkın olan bizler için söylüyorum. İkram olarak ayrıca küçük bir pidecik ve fındık lahmacun verdiler Bence küçük pide gayet başarılıydı. Hamuru ve peyniri çok lezzetlydi. Bir büyük pide yerine bunlardan bir kaç tane tercih edebilirim.
Kebap 17 TL.

Asmaaltı Kebap
Asmaaltı Kebap

 

 

Zafer Lokantası-Necati Usta’nın Yeri – Niğde/Bor

30 yıllık mazisi olan bu lokanta çocukluğumdan beri vazgeçilmezimdir. Ne zaman memlekete gitsem bir pide yemeden dönmemişimdir. Her gittiğim yerde de bu pidenin çıtırlığını ve lezzetini aramışımdır. Necati Usta ve oğulunun işlettiği esnaf lokantası, pide, kebap ve sulu yemek çeşitleriyle hizmet vermekte. Salaş olarak nitelendirsek de gayet temiz bir mekan. İkramları da yeterince doyurucu ve lezzetli.Pidenin porsiyon fiyatı 7 TL.

Zafer Lokantası

 

 

Cura Ciğer – Adana/Sofulu

Adana’daki son kahvaltımızı Kozan yolu Sofulu girişinde bulunan Cura Ciğer’de yaptık. Cura Ciğer’in sahibi ve ustası Yahya Usta Kozanlı. Kozan’da yaptıkları bu aile mesleğini Adana’ya taşımış Yahya Usta. Kozan’da keçi nüfusunun da fazla olmasından dolayı keçi ciğeri kullanılıyor. Küçük ve salaş mekana, nispeten uzun bir ocakbaşı koymuşlar, bu da ayrı bir hava katmış. Mekan salaş ama ciğerler lezzetli. Bir porsiyonda 8 şiş var ve fiyatı 12 TL.

 

Gaziantep Fıstık Bahçesi – Adana/Turgut Özal Bulvarı

Katmer özlemimizi sonunda giderebildik. Mermerde el ile açılmış incecik yufkası, bol fıstığı ve camız kaymağı ile hasretimizi doya doya giderdik. Şekerinin fazla olmaması benim gibi çok tatlı sevmeyenler için tam kıvamında olmuş. İşyeri sahipleri dört genç girişimci. Daha önce Antep’te bulunan Doğan Dondurma’da yıllarca çalışan dört arkadaş 8 ay önce Adana’da dükkan açmaya karar vermişler ve çok da iyi etmişler. Üniversite mezunu bu pırıl pırıl dört genç işlerini seviyor ve hakkını vermeye çalışıyorlar. Baklavalar ve fıstıklar Antep’ten geliyor. Ustaları da kendileri gibi Antepli. Dondurma keçi sütü ile yapılıyor ve arkadaşlar, ben bugüne kadar bu kadar fıstıklı bir dondurma görmedim.
Katmer: 20 TL

Elem Restoran – Adana/Karataş Yolu

Bugün Karataş yolu üzerinde bulunan Elem Restoran’ı ziyaret ettik. Daha önce adını duymuş olmama rağmen mesafenin uzak olmasından dolayı gidememiştim. Önden gelen salata ve mezeler doyurucuydu, yumuşacık, sıcacık pide ise çok güzeldi. Bunların yanında sipariş ettiğimiz, fırında kaşarlı humusa ise ayrı bir yer açmak gerekir. Oldum olası humusa ısınamamış, sevememiş olan beni bugün görseydiniz humus için yaşadığımı düşünebilirdiniz. Ben daha önce böyle lezzetli bir humus yemedim. Tereyağ ve kaşarla fırınlanmış bu lezzet sizi başka boyutlara taşıyor. Kebabına gelecek olursak; kebap tam benim damak zevkime uygundu, zevk alarak yedim. 160 gr olan kebap yağa gömülmemiş ve suluydu.
Kebap 23 TL
Kaşarlı humus 15 TL

 

 

Kaburgacı Yaşar Adana/Yüreğir

Adana’da, bugün de devam ettiğimiz lezzet turunu @kaburgaciyasar ile taçlandırdık. Yaşar Usta yaptığı işi seven ve hakkını veren insanlardan. 17 yıl önce tablada başladığı bu işte ikinci şubesini açmış. Mekan çok büyük olmasına rağmen nerdeyse boş masa yok. Siirt’ten özel olarak getirtilen cins erkek koyun eti marine etmeden servis ediliyor. Kaburganın yanında yediğimiz kıyma (burada bizim Adana diye bildiğimiz kebaba kıyma diyorlar) ayrı bir güzeldi. Kaburga etinden çekilen ve içine yağ eklenmeyen kebap kaburgadan geri kalmıyor. Hatta sadece kebap için bile buraya gelinebilir. Yaşar Usta’ya ilgisinden ve güzel sohbetinden dolayı teşekkür ediyorum.
Kaburga 3 şiş olarak geliyor, şişin tanesi 7 TL. Kıyma 14 TL, bu fiyata daha iyisi olur mu bilmiyorum.


Ciğerci Kel Mahmut – Adana/Yüreğir Sanayii

Bazı yerlerde sevgi ifadesi olarak olarak ciğerim, canım ciğerim gibi sözcükler kullanılır. Ciğerin bu şekilde bir sevgi sözcüğü olarak kullanılmasında ciğer şişlerinin etkisi var mı bilmiyorum. Ama bana kalırsa olmalı, bu kadar güzel ve sevilesi bir şey illa ki sevgi sözcüğüne dönüşmeli. Sıcacık lavaşın arasına kimyonlu ciğeri ve soğanı koyduğunuzda yapmanız gereken gözünüzü kapayıp lokmayı ağzınıza götürmek. Ondan sonrasını zaten hatırlamayacaksınız, gözünüzü açtığınızda bütün şişler bitmiş olacak ve aklınızdan geçen sadece “Bir şiş daha söylemeli miyim?” sorusu olacak. Bu arada ciğerin yanında kebap ve tavuk alternatifleri de bulunmakta. Ciğer 7 şiş olarak servis edilmekte ve fiyatı 13 TL.