Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat – Stefan Zweig

“…yeryüzünde hiçbir şey çaresizliği, kendinden ümidi kesmişliği, daha hayattayken ölmüş olmayı bu hareketsizlik, şakır şakır yağan yağmurun altında bu durgun ve duygusuz duruş, ayağa kalkmayacak kadar, korunacak bir dam altı bulmak için birkaç adım atamayacak kadar yorgun olmak, kendi varlığına karşı bu olağandışı ilgisizlik kadar sarsıcı bir şekilde ifade edemezdi.”

Yaşlanmak, geçmişten artık korku duymuyor olmaktan başka bir şey değil zaten.”


Normalde uzun uzun yazılmış romanları okumayı severim. Her bir detayı veren tasvirleriyle sizi içine çeken kitapları. Nerdeyse bir romanın girizgahı ile aynı boyutta olan bu kitap size soluk almadan bu hisleri yaşama fırsatı veriyor. Bu kitap 70 değil de 700 sayfa olsaydı da aynı tadı alırdım herhalde ki bu da bence yazarın kaleminin ustalığıdır.

Ön Kapak