Herkesleşme – Tunç İlkman

Zeyneb aniden elimi tutuverdi. Bu, ayın tam olarak güneşi örtmesi, bir serçenin korkusuzca size değecek kadar yaklaşması gibi bir şeydi. O anın bozulmaması için gözlerimi dahi kırpamıyor, sadece yutkunuyor ve hiçbir zaman ölmemeyi diliyordum.

 

Kitabın içinde altı çizilecek, not alınacak o kadar çok yer var ki, nereden nasıl bir alıntı yapsam diye çok düşündüm. Hatta yazarın bazı cümleleri bana Sabahattin Ali’nin tiratvari cümlelerini hatırlattı ve o lezzeti verdi. Aslında kitabın kapağı ve ismi bana daha farklı bir çağrışım yapmıştı ama içine girince tahminimden farklı bir serüvene dahil oldum. Kitabın anlattığı olaylar ile olayların bize alttan alta anlattıkları biraz farklı gibi geldi bana. Kitapta aşk var, ölüm var, özlem var, film olur dizi olur ama kitap herşeyiyle bir toplumsal eleştiri. Gerçi kitabın adı bunu haykırıyor ama olaylara kaptırınca kendinizi, bunu unutabiliyorsunuz, ta ki kitabın sonlarına gelinceye kadar. Kitabın verdiği mesajlar ve bu mesajların veriliş şekli çok güzel, özellikle herkesin vurguladığı gibi farklı bir sonla bitiyor kitap. Daha önce dediğim gibi kitabın içinde çok güzel yerler var, sözler var, eleştiriler var ama genel anlamda bir bütün olarak beni beklediğim kadar doyurmadı. Yanlış anlaşılmasın, okunmayacak bir kitap ya da tavsiye etmiyorum demiyorum ama yüksek beklentilerle okumayın diyorum. Çünkü kitap çok paylaşıldı ve sevildi, bu da haliyle beklentimi yükseltti. Herşeye rağmen yazarın bakış açısı, kullandığı dil çok hoş. Yazar eminim ilerde çok güzel eserler verecektir. Kitap bile okumayan bir toplumda birşeyler yazmak ve bu cesareti göstermek her türlü saygıyı hakeder. Emeğine ve kalemine sağlık.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir