Kürek Pide – Balgat/Ankara

Bir süredir gitmek isteyip de, hep bir mani çıkması yüzünden gidemediğimiz @kurekpide ‘yi sonunda @ankaraetkinlik ‘in daveti ile ziyaret ettik. Balgat’ta ana cadde üzerinde yer alan mekan samimi ortamı ve çalışanlarıyla karşılıyor sizi.

Yöresel Gazozlar – Kürek Pide

Mekana girer girmez dikkatinizi çeken ilk şey ise yöresel gazozlar oluyor. Girişte köşeye yerleştirilen bir stantta birçok farklı yörenin gazozu sergileniyor. Buradan seçiminizi yapıp içerden buz gibi gazozunuzu alabiliyorsunuz. Açıkçası bu durum benim çok hoşuma gitti. Yöresel ve butik gazozlara hep ilgim olmuştur. Gidip gezdiğim yerlerde de her zaman o yörenin gazozunu sorar ve denemeye çalışırım. Hal böyle olunca yaşadığım mutluluğu anlayabilirsiniz. Bu tarz sunumları daha fazla yerde görmek istiyoruz, ilgililere duyurulur.

Çine ve Giresun Gazozları – Kürek Pide

Gazozlar arasından Çine ve Giresun gazozlarını seçtik. Mekan sahibi Giresunlu olunca en azından bir tanesi Giresun gazozu olsun dedik ama ne yalan söyleyeyim Çine gazozunu daha çok sevdim.

Bor Gazozu – Kürek Pide

Gazoz bahsini daha fazla uzatmadan mekanın sahibi Hakan Bey’in Giresunlu olmasından bahsetmek istiyorum. Daha doğrusu bahsetmesem olmaz. Hakan Bey heyecanlı ve enerjik bir girişimci ve gerçek bir Giresunlu. Gerçek bir Giresunlu derken bunu memleketine ve değerlerine bağlılığından dolayı söylüyorum. Trabzon mevzusuna ise hiç girmiyorum.
Bu arada Hakan Bey yaptığı işle ilgili çok iddialı. Kullandığı malzemeleri ve geldiği yerleri bir bir sıralıyor bize. Zaten pideler gelince de iddiasında ne kadar haklı olduğunu görüyoruz.
Siparişlerimizi Hakan Bey’in tavsiyeleri üzerine veriyoruz ve dört peynirli yuvarlak pide ile Espiye pidesini seçiyoruz.
Dört peynirli pidenin içinde tel, kolot, imansız ve dil peyniri bulunuyor. Peynir karışımını çok beğendik. Peynirin yumuşaklığı ve sünmesi tam kıvamımdaydı, tuz oranı da yerindeydi. Biraz yağlıydı ama gayet lezzetliydi zaten Karadeniz pidesi olduğunu düşünürsek yağsız olması olmazdı sanırım. Pidenin kalın kenarlarından koparıp ortasındaki yumurta sarısına banmak da ayrı bir zevkti.

Dört Peynirli Yuvarlak Pide – Kürek Pide

Dört peynirli pideyi çok sevmiş olsak da karışık Espiye pidesi bizi kendimizden geçirdi. Her lokmada ayrı zevk aldık. Hatta bence bu pidenin adı Espiye değil Efsane olmalı, bu ünvanın hakkını tam olarak veriyor bence. Espiye pidesi, kuşbaşı, pastırma, sucuk ve kaşar peynirinden yapılıyor. Hepsinin tadını ayrı ayrı hissedebiliyorsunuz. Hiçbiri birbirini bastırmıyor ve çok uyumlular. Zaten malzeme kalitesini her ısırıkta anlıyorsunuz, daha önce değindiğim için tekrar etmiyorum.

Karışık Espiye Pidesi – Kürek Pide

Porsiyonlar da gayet doyurucuydu, biz iki kişi iki pideyi anca yedik ve üzerine laz böreğini deneyemedik bile. Ama rivayete göre tek başına iki, üç pide yiyenler varmış, helal olsun dedik.
Kısacası @kurekpide ‘yi herşeyi ile çok beğendik. Yöresel gazozlar beni çok mutlu etti. Pideler çok lezzetliydi, özellikle Espiye pidesi beni benden aldı. Pide seviyorsanız mutlaka uğrayın derim.
Fotoğraflar için @fotografcikontes ‘e teşekkür ederim.
Herkese afiyet olsun.

Balıkçı Doğan – Yda Park Avenue Life/Ankara

Geçenlerde sevgili @ankaraetkinlik ‘in davetiyle @ydaparkavenuelife ‘da yer alan @balikci__dogan ‘a konuk olduk. Anadolu Bulvarı’nın iki yanına da konuşlanmış @ydaparkavenuelife modern yapılı, kaliteli dükkanlarıyla, açık ve kapalı otopark seçenekleriyle gidilip görülmeyi hakediyor. İlk defa gittiğim için bu notu da eklemek istedim.

Kalamar – Balıkçı Doğan

Bir pazar akşamı ve nispeten soğuk bir hava olmasına rağmen mekan tıklım tıklım doluydu. Yemekleri yedikten sonra sunduğu lezzetlerin bunda büyük etkisi olduğunu farkettim.

Fener Kavurma – Balıkçı Doğan

@balikci__dogan ne yerseniz yiyin memnun kalacağınız, hemen herşeyin güzel olacağı izlenimini uyandıran bir yer. Herşeyden yemesek de yediğimiz herşeyden memnun kaldık.

Karides Tava – Balıkçı Doğan

Önden gelen köpoğlu mezesi, deniz börülcesi acılı ezme ve salatalar gayet lezzetliydi. Ardından tereyağlı karides tava ve kalamar tava geldi. Kalamar tava iyiydi ama yeşil biberli, sarımsaklı karides tava tam bir efsaneydi. Karidesler jumboydu ve kabuklu bir şekilde tereyağ ile pişirilmişti. Bence gecenin yıldızı da açık ara karides tavaydı. Tereyağı da Kıbrısçık’tan geliyormuş ve banmaya, yemeye doyamadığımız bu tadı veren de tereyağı ile karidesin kabuklu pişirilmesinin sonucuymuş. Eğer karides tava seviyorsanız buraya gelip denemelisiniz bence.

Levrek Izgara – Balıkçı Doğan

Karides tavanın büyülü dünyasından masaya gelen fener kavurma ile biraz da olsa kurtuldum. Fener kavurma da çok güzeldi ama bir karides tava değildi. Zaten yediklerimizin hiçbiri şey karides tava kadar olamadı çok da güzel olmasına rağmen. Karides mevzusunu burada kapatalım ve balıklara geçelim.

Hamsi Tava – Balıkçı Doğan

Fener kavurmadan sonra hamsi tava ve levrek ızgara geldi. Balıklardan hamsi iyiydi, levrek ızgara da kültür olmasına rağmen çok lezzetliydi. Bu arada deniz levreği seçeneği de mevcut. Bunların yanında menüde benim gözüme çarpan kırlangıç, kalkan, çipura gibi birçok seçenek de başka bir zaman denenmeli.

Volkanik Helva – Balıkçı Doğan

Bu güzel yemeklerin üzerine aynı güzellikte tatlılar ile kapanış yapılmasa olmazdı. Volkanik helva, ananaslı irmik ve kabak tatlısı denedik. Tatlıların dondurma ile servis edilmesi hoşuma gitti. Kabak tatlısını çok sevmediğim için volkanik helva ve ananaslı irmik ile başladım. İkisi de güzeldi, tahinli kabak tatlısını da yiyenler çok beğendiği için ısrar üzerine denedim. Denediğime hiç pişman olmadım ve hoşuma da gitti. Kabağın beni rahatsız eden tadı ve kokusundan eser yoktu. Ayrıca çıtır yapısı kabağa ayrı bir lezzet katmış.

Kabak Tatlısı – Balıkçı Doğan

Kısacası @balikci__dogan ziyaretimizden gayet memnun ayrıldık. Herşey çok güzeldi ve bence gecenin yıldızı karidesti. Balık seviyorsanız aileniz ile gelebileceğiniz, nezih ve temiz bir mekan.

Ananaslı İrmik – Balıkçı Doğan

Ayrıca bu güzel fotoğraf kareleri için @betulokandanphotography ‘a teşekkür ederim

Herkese afiyet olsun.

Illy – Armada AVM/Ankara

Sevgili dostumuz @anadoluguru ‘nun davetiyle Armada AVM’de yer alan @illyankara ‘ya konuk olduk. Mekan açık otoparka bakan köşede yer alıyor. Köşede yer almasından dolayı dış mekanı iç mekandan daha büyük ama iç mekanda da yeterli alan bulunuyor. Mekan her ne kadar bir kahveci gibi görünse de kahvenin dışında alkol ve yemek seçenekleri de bulunmakta. Zaten ileride değineceğim ve bizi şaşırtan nokta da bu oldu.

Kedi Dilli Çikolatalı Kahve – Illy

Öncelikle kahveleri denedik. Espresso, latte, Americano ve kedi dilli çikolatalı kahve denedik. Kahvelerle ilgili söylenebilecek şeylerden birisi acı olmasıydı. Kimisi de sert ve acı kahveyi tercih edecektir buna da sözümüz yok. Sonuçta Illy kahveleriyle küreselleşmiş bir marka.

Pesto Soslu Makarna – Illy

Açıkçası kahve deneyimi beklentimi karşılamadığı için sırada ne var diye beklerken içerden gelen güzel kokular beni kendime getirdi. İçerden gelen kokunun pesto sos olduğunu anlamak uzun sürmedi. Kısa bir süre sonra pesto soslu yassı spagetti, penne arabiatta ve club sandviç masamızda belirdi. Kokunun ve görüntünün etkisiyle herkesin gözü pestolu makarnaya çevrildi. Pestolu makarna sadece görüntüsü ve kokusuyla değil lezzetiyle de bizi mest etti. Zaten ilk andan itibaren günün yıldızı olacağı belliydi. Çalışan arkadaşların verdiği bilgiye göre pesto sosu kendileri hazırlıyorlarmış, bu önemli bir ayrıntı. Penne arabiattanın sosu da fena değildi ama makarnası biraz fazla haşlanmış geldi, bu durumu kendilerine ilettik ve anlayış ve ilgiyle karşıladılar.

Penne Arabiatta – Illy

Hazır lafı gelmişken burada çalışanlar için bir parantez açmak istiyorum. @illyankara ‘nın çalışanları çok kibar, ilgili ve enerjikler. Sürekli güleryüzlü ve yardıma hazırlar, belki burada birçok lezzetli şey yedik ama yine de en memnun kaldığımız şey hizmetti.

Club Sandviç – Illy

Neyse yiyeceklere dönecek olursak, son olarak club sandviçi denedik. Sandviçin yanında gelen patatesler güzeldi ama sandviçin ekmeği biraz kuru ve sert geldi, bir de içindeki salam yerine füme hindi veya jambon olsa daha güzel olabilirdi.

Unsuz Çikolatalı Pasta – Illy

Yemekler bizi yeterince tatmin etmişken, tatlıların bize yaşatacağı lezzet şokundan haberdar değildik. Güzel sunumlar içinde, elmalı kurabiye, unsuz kakaolu pasta, fındıklı pasta ve son olarak fıstıklı pasta geldi. Fıstıklı pasta dışındaki tüm tatlılar el yapımıydı. Özellikle elmalı kurabiye ve unsuz pasta bizi bizden aldı. Unsuz pastanın tadı o kadar güzeldi ki içinde un olmadığına inanmak zordu.

Elmalı Kurabiye – Illy

Fıstıklı pasta hazır olmasına rağmen aramızda beğenenler oldu.

Fıstıklı Pasta – Illy

@illyankara sunduğu lezzetlerle ters köşe yaptı ama sonuç olarak çok memnun ayrıldık. Bu arada mekanın alkol seçenekleri sunduğunu da tekrarlayalım. Hatta bira ve patates menüleri bile mevcut. Bunun dışında sağlıklı beslenme seçenekleri ile @fitizdiet ürünleri de mevcut.
Kısaca daha önce gelmediyseniz pestolu makarna ve el yapımı tatlıları denemek için kesinlikle uğramalısınız. Güleryüzle alacağınız hizmet de keyfinizi daha da artıracaktır.

Fotoğraflar için eşim @josephinetau ‘ya teşekkür ederim.
Şimdiden afiyet olsun.

Illy

Belly’s Food & Fresh Drinks – Koç Kuleleri/Ankara

Dostlarımız @anadoluguru , @tuzsuzbaharat ve @gurmebaba ‘nın nazik davetleri ile @bellysfoodandfreshdrinks ‘e konuk olduk.

Belly’s Food & Fresh Drinks – Giriş

Mekan Koç Kuleleri’nde bulunuyor ve açılalı daha 3,5 ay olmuş. Aslında son zamanlarda Armada’ya giderken önünden birkaç sefer geçmiştik ve dikkatimizi çekmişti. Dışardan daha çok cafe&bistro tarzı sıradan bir mekan izlenimi vermişti bize ama mekana gidip sahipleri ve lezzetleri ile tanıştığımızda ne kadar yanıldığımızı anladık. İsmin hikayesi, dostumuz @anadoluguru ‘dan öğrendiğimiz kadarıyla, mekanın sahibi Abdullah Bey’in kızları tarafından “baba göbeğine” ithafen Belly’s olarak konmuş, food ve fresh drinks kısmı da anneleri Oya Hanım’ın hünerlerini vurgulamış. Anlayacağınız üzere burası bir aile işletmesi ve yemekler de Oya Hanım’ın hünerli ellerinden çıkan “anne yemekleri”. Oya Hanım’ın yemeklerini çok seven ve takdir gördüğünü farkeden Abdullah Bey, girişimci ruhla olaya el atmış ve herkesin bu lezzetli yemeklere ulaşmasını sağlamak amacıyla Oya Hanım’a bir mekan açmaya karar vermiş. Oya Hanım daha ne olup bittiğini anlamadan kendini mutfakta bulmuş ve çok da iyi olmuş, yakışmış. Kendisi hem mahir bir aşçı, hem de çok sıcak ve nazik bir hanımefendi. Oya Hanım aslen Bergamalı ve bu durum menüye de zeytinyağlılar ve ege mutfağı yemekleri olarak yansımış. Ama menü tabi ki bunlardan ibaret değil, detaylarına ilerde değineceğim. Eşi Abdullah Bey’in görevi icabı bir çok şehirde bulunmuşlar ve Oya Hanım da her gittiği yerden mutfağına lezzetler katmış.

Belly’s Food & Fresh Drinks

Mekana girdiğimizde kendimizi aydınlık, ferah ve temiz bir yerde bulduk. İçeri girer girmez güler yüzle buyur edildik. Ayrıca içerde pişen o kadar yemeğe, kızartmaya rağmen üstümüze hiç koku sinmedi ve bu da beni mutlu etti. Çünkü üstüme sinen yemek kokusundan çok rahatsız olurum. Mekan her ne kadar yeni açılmış olsa da küçük dokunuşlarla sıcak ve farklı bir ortam yaratılmaya çalışılmış. Duvarda asılı bisiklet, gramofon, gitar ve gözlükler dikkatlerden kaçmıyor. Gözlüklerin de kendine ait bir hikayesi var bu arada. Abdullah Bey’in babası gözlükçüymüş zamanında ve ardında bir çok hatıra bırakmış. Abdullah Bey de bu hatıraları canlı tutmak ve konuklarıyla paylaşmak için mekana dekor olarak eklemiş.

Belly’s Food & Fresh Drinks – Gözlükler

Mekandan ve misafirperverliklerinden memnun kaldığımızı yeterince izah ettik sanırım, gelelim yemeklere. Hangisinden başlasam bilmiyorum, hepsinden ayrı keyif aldık.

Belly’s Food & Fresh Drinks – Zeytinyağlılar

Belki de zeytinyağlılardan başlamak daha doğru olur. Önce enginardan başladık ve gayet lezzetliydi. Şunu da eklemek gerek, enginarın üzerinde kullanılan garnitür hazır değil, Oya Hanım’ın mevsiminde alıp dondurduğu ürünlerden.

Belly’s Food & Fresh Drinks – Enginar

Adını duymuşsunuzdur “çığırtma”nın ama eğer denemediyseniz ve patlıcan seviyorsanız denemelisiniz. Tadı kızartma gibi, ama kızartma değil, yağ soğuk eklenerek domates ve biberle pişiriliyor, soğuk bir şekilde servis ediliyor ve yanında gelen bidon tulumu peyniri ile yiyorsunuz.

Belly’s Food & Fresh Drinks – Çığırtma

Bidon tulumu demişken, özel olarak getirttikleri bu peynir bana daha çok eski kaşarı hatırlattı ama eski kaşar da isterseniz onu da Kars’tan getirtiyorlarmış.

Belly’s Food & Fresh Drinks – Bidon Tulumu

Havuçlu ve kabaklı tarator da lezzetliydi, üzerindeki ceviz ve dereotu ayrı bir tat katmıştı.

Belly’s Food & Fresh Drinks – Havuçlu Kabaklı Meze

Ayrıca Elazığ usulü kuru biber dolması da çok güzeldi, belki herkesin acıyla arası iyi değildir ama ben bol acılı olmasını tercih ederdim.

Belly’s Food & Fresh Drinks – Kuru Biber Dolması

Bütün bunlardan sonra Ayvalık Tostu geldi. Yanında patatesi ile servis edilen tost lezzetli ve gayet doyurucuydu.

Belly’s Food & Fresh Drinks – Ayvalık Tostu

Ardından gelen Cajun baharatlı tavuklar da iyiydi ama baharatını daha fazla hissetmek isterdim. Bunu Oya Hanım’a söylediğimizde gayet nazik ve anlayışlı bir şekilde karşıladı ve zaten üzerinde çalıştıklarını, çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Aslında Oya Hanım “fast food”dan ziyade ev yemekleri ile öne çıkan birisi ama bulundukları konum itibariyle plaza çalışanı müşterilerine de hızlı çözümler sunmak istiyorlar. Bu arada Koç Kuleleri ve Neorama’ya paket servis de çıkarıyorlarmış.

Belly’s Food & Fresh Drinks – Cajun Tavuk

Asıl bombayı sona sakladım 😉 Oya Hanım’ın köfteleri sanırım en beğendiklerimizden oldu. Tam olarak anne köftesi ve bu yüzden uzun zamandır annesinin elinden köfte yememişleri duygulandırabilir. Aynı köfteden hamburger de yapıyorlarmış ve sanırım bundan sonraki ziyaretimizde yiyeceğimiz ilk şey olacak kendisi. Bu arada köfteyi de her gün Oya Hanım kendi tarifi ile bizzat kendisi yoğuruyor.

Belly’s Food & Fresh Drinks – Köfte

Tekrar etmek gerekirse, burası bir aile işletmesi ve kendilerinin ifadeleri ile herşeyin en iyisini, kendi yediklerinden ayırt etmeden temin ediyorlarmış. Zeytinyağları Ege’den, kaşar Kars’tan, diğer peynirler başka bir yerden, sebzeler yazdan hazırlanmış konserve veya dondurulmuş olarak kullanılıyor. Bu durum hem lezzete yansımış, hem de yediğiniz yemeğe güven vererek aldığınız zevki artırıyor. Yemeklerimizi yerken yine Oya Hanım’ın kendi özel tarifi ile elde hazırlanmış limonatalarını içiyoruz ve içmelere doyamıyoruz, gerçekten çok lezzetliydi. Ayrıca mekanın adından da anlayacağınız üzere birçok taze meyve suyuna ulaşma imkanınız da var.

Belly’s Food & Fresh Drinks – Hindistan Cevizi Suyu

Yemeklerimizin üzerine tatlı olarak, portakallı cheesecake ve revani yedik. Cheesecake başarılı ve lezzetliydi.

Belly’s Food & Fresh Drinks – Cheesecake

Revaniyi de herkes beğenerek yedi ama ben daha diyeceklerime başlamadan Oya Hanım bugünkü revaniyi çok beğenmediğini bir aksilik olduğunu söyledi ve kusura bakmamamızı istedi. Açıkçası ben yumurta kokusuna karşı birçok insana kıyasla daha hassasım ve ufak bir yumurta kokusu aldığımı belirtmeliyim. Benim kadar olmasa da yine birçok kişiden daha hassas olan eşim bu kokuyu almadı ve gayet beğendi. Genel olarak yine de bir çok yerde yediğim revaniden daha iyiydi ve fiyat performansı da gayet başarılıydı. Bir dahaki gelişimde yine deneyeceğim.

Belly’s Food & Fresh Drinks – Revani

Sonuç olarak günümüzde her yerde hazır ve hızlı gıda tüketmekten sıkılan insanlar artık fastfood yemek yerine hızlı ve ne yediğine güvendiği yerlerde yemek yemek istiyor. Özellikle iş hayatı yüzünden evde yemek yapamayıp, ev yemeği özlemi çekenler artıyor. @bellysfoodandfreshdrinks gibi mekanlar ve Oya Hanım gibi kişiler burada ön plana çıkıyor. Yakınlardaysanız ve canınız anne yemekleri istemişse @bellysfoodandfreshdrinks ‘e bir uğramalısınız.

Belly’s Food & Fresh Drinks – Limonata
Belly’s Food & Fresh Drinks
Belly’s Food & Fresh Drinks

Enginar: 8 TL/Tane
Limonata: 7 TL
Ayvalık Tostu: 14 TL
Cajun Baharatlı Tavuk: 14 TL
Köfte: 20 TL
Cheesecake: 5 TL
Revani: 5 TL
Hamburger: 20 TL

Koç Kuleleri D Blok 2/2 Söğütözü/Ankara
Tel: 03125045520
Gsm: 05320121120

https://www.instagram.com/bellysfoodandfreshdrinks/

The Bigos – Ankara/Kızılay

The Bigos – Kızılay

@gurmeakademi ‘nin daveti ile Ankara’nın bilinen mekanlarından The Bigos’taydık. Özellikle gençlerin uğrak mekanı olan Bigos’un üç şubesi bulunuyor Ankara’da. Biz daha önce bir kaç sefer Bahçelievler şubesine gitsek de ilk defa Kızılay şubesinde bulunduk.  Bunların haricinde bir de Tunus Caddesinde şubeleri bulunmakta.

Arka Bahçe
The Bigos – Kızılay

Bigos’un mekan tasarımı ve yerleşimi yine burada da kendini göstermiş. Gayet ferah olan mekan güzel ayrıntılar ile bezenmiş. Ayrıca havalar ısınınca arka bahçe daha da keyiflenmiş. Burada da kendimizi gayet rahat hisettik. Zaten Bigos’ta en hoşuma giden şey her zaman için kendimi rahat hissetmek.

Arka Bahçe
The Bigos – Kızılay

Mekan ve konforun dışında Bigos denilince bir çoğumuzun aklına gelen ilk şey “Cajun Baharatlı Tavuk Sepeti”dir sanırım. Bunun sebebi de tabi ki tavuk sepetinin efsane lezzeti ve  hem göz hem karın doyuran boyutu. Bigos’a ne zaman ne için gelirseniz gelin ortaya bu tavuklardan da sipariş edin pişman olmazsınız.

Cajun Baharatlı Tavuk Sepeti

Girişimizi her ne kadar tavuk sepeti ile yapmış olsak da @gurmeakademi #nacostacosbigos etkinliği ile Meksika lezzetlerini tatmak için thebigosankara ‘daydık. Detaylara girmeden şunu söylemeliyim ki herşey mükemmeldi, “şu da şöyle olsaymış” diyebileceğimiz bir şey yoktu. Zaten daha sonra şeflerle tanışınca bunun nedenini daha iyi anladık.

The Bigos – Kızılay

Meksika mutfağında bizim damak tadımıza çok da uzak olmayan yemekler olduğunu düşünüyorum ve kendim de çok seviyorum. thebigosankara ziyaretimizde bunlardan bazılarını deneme fırsatını bulduk. Açıkçası gayet başarılı örneklerdi ve herkesi çok mutlu ettiler.

İlk olarak tavuklu ve etli tacolarımız geldi, görüntülerinden büyük bir özenle hazırlandıkları belli oluyordu. Taconun dışındaki sert tortillanın sarı rengi ve dağılmadan sert duruşu doğru yerde olduğumuzun habercisiydi adeta. Tadına baktığımızda da, sert tortillasının çıtırlığı ve mısır tadı ile etlerin yumuşak ve lezzetli yapısı, herkesi mest etti. Yemek sonunda şeflerle tanışma fırsatı bulduğumuzda bu konuyu sordum ve lezzetin arkasında yatan emeği takdir ettim. Öncelikle taconun dışındaki sert ekmeğin hazır mısır unundan yapılmadığını, mısırın kendileri tarafından öğütüldüğünü ve bununla özel bir hamur elde edilerek yapıldığını öğrendik. İçindeki etlerin de dananın sırt kısmından seçilerek ve özel soslarla bir gün önceden marine edilerek servis edildiğini öğrendik.

Taco

Ayrıca sadece tacoları değil nachos ve Meksika Mantısı denilen chilaquiles’lerin içindeki ürünler de yine kendi imalatları olan bu mısır hamurundan yapılıyor. Özellikle ilk defa yediğim chilaquiles de çok hoşuma gitti, daha önce yemediyseniz denemenizi tavsiye ederim.

Nachos
Chilaquiles

Meksika yemeği denince ilk akla gelenlerden, yumuşacık ve sıcacık tortillalara sarılmış, burritolar ve quesadillalar da yanlarındaki özel baharatlı patatesleri ve sosları ile gözümüze ve midemize bayram ettirdi.

Burrito
Quesadilla

Bütün bunların ardından gecenin süprizi olarak, tatlımız Cookie Monster geldi. Dondurma, bisküvi ve üzerinde renkli krema ile servis edilen kurabiye canavarı konseptli tatlımız, özellikle yaz aylarında serinleyip ferahlamak isteyenler için güzel bir alternatif.

Cookie Monster

Özetlemek gerekirse yıllardır Bigos’u biliyoruz ve seviyoruz.  Kaliteli ve lezzetli ürünleri, doyurucu bir porsiyonla uygun fiyata sunuyorlar. Favorimiz olan tavuk sepetinin yanına Meksika lezzetlerini de eklemiş olduk bu ziyaretimizle. Güzel bir mekanda kaliteli ve lezzetli yemekler yemek istiyorsanız ya da güzel bir mekanda içeceklerinizi yudumlarken arkadaşlarınızla muhabbet etmek istiyorsanız Bigos tam size göre.

İç Mekan
The Bigos – Kızılay

www.thebigos.com.tr

BAHÇELİEVLER

6. Cadde No: 11/8
Bahçelievler/ANKARA

KIZILAY

Selanik 2.Cadde No:61/1
Kızılay/ANKARA

TUNUS CADDESİ

Tunus Caddesi No:50 (Tunus)
Çankaya/ANKARA

Dear Pizza – Ankara/Ümitköy

Arkadaşlar dikkat bu bir keşif yazısıdır!!

Dear Pizza
Dear Pizza

Yemek düşkünü çoğu kişi pizza sever ama her zaman gönlünce güzel pizza yiyebileceği bir yer bulamaz. Çünkü menüde pizza görüp istediğimiz bir çok yerde, üzerine ne bulunmuşsa atılmış, pideden hallice bir şey servis ediliyor. Ya da zincir pizzacılardan sipariş verdiğimizde kalitesiz, tatsız tuzsuz, hamuru bir tuhaf pizzalarla karşılaşabiliyoruz.

Dear Pizza
Dear Pizza

Bunları niye anlatıyorum? Yemek düşkünü biri olarak güzel yemek yemek beni ne kadar mutlu ediyorsa kötü yemek yemek de bir o kadar mutsuz ediyor. Ama pizza konusunda yaşadığımız bütün mutsuzlukları, hayal kırıklıklarını unutabiliriz. Çünkü artık çok seveceğimiz sevgili bir pizzacımız var; Dear Pizza.

Dear Pizza

Ümitköy’de yaklaşık bir ay önce açılan Dear Pizza aslında GOP’ta bir yıldır faaliyet göstermekteymiş. Bazı sebeplerden ötürü Ümitköy’e taşınmaya karar vermişler ve çok da iyi etmişler. Çünkü abartısız, efsane pizza yapıyorlar.

Deepdish ve Picasso

Ben damak tadına düşkün, her şeyi beğenmeyen, seçici biriyimdir ve bu yüzden aç kaldığım zaman da çok olmuştur. Pizza zaten her zaman riskli bir yemektir bence. Çünkü hamuru ayrı güzel olmalı, üst malzemesi ayrı güzel olmalı ve bu ikisi iyi bir biçimde birleştirilmelidir. İşte bunların hepsi Dear Pizza’da ayrı bir güzel.

Picasso Fırına Girerken
Deepdish Fırına Girerken

Daha mekana girmeden kapıdan aldığınız o nefis koku, pizzanızdan alacağınız her ısırıkta neler hissedeceğinizin teminatı adeta. (Anlatırken bile içim bir hoş oluyor 🙂 ) Havada kokusunu yakaladığımız hamurun, aynı kokuyla önümüzde çıtır çıtır durması beni benden alıyor. Çünkü hamur pişerken hep bana güzel kokar ama piştikten sonra o güzel kokuyu tat olarak hissedemem. Ama işte Dear Pizza’da aldığım o güzel kokunun pizzanın içine hapsedildiğini gördüm ve her ısırıkta kendimden geçtim. Sadece hamur değil değil tabi, bir de üzerindeki malzemelerin güzelliği var.

Deepdish ve Picasso Fırında

Seçtiğimiz pizzalardan Picasso’nun üzerindeki peynir karışımı özellikle aklımızı başımızdan aldı. Ayvalık loru, parmesan, mozeralla ve labneden oluşan peynir karşımının içine arpacık soğan ve pastırma parçacıkları katmışlar. Üzerine de renkli biber, mantar ve dana bonfile sermişler, pesto sosla öldürücü vuruşu yapmışlar. Sonuçta öyle bir lezzet ortaya çıkmış ki daha ilk lokmamızda bizi bu dünyadan kopardı. Aynı peynir karışımı ile üzerinde Dana Bonfile ve mantar olmadan yiyelim isterseniz Baron’s Pizza adıyla da sipariş verebilirsiniz.

Üzerinde Pesto Sosuyla Baron’s ve Picasso Pizzalar
Özgür Bey ve Picasso Pizza

Bu arada pizza piştikten sonra üstüne dökülen pesto sosa da ayrı bir parantez açmak istiyorum. Pesto sos için kullanılan fesleğenler taze olarak Marmaris’ten getiriliyormuş ve sızma yağ ile sosu kendileri imal ediyorlarlarmış. Zaten kokusundan ve renginden doğal olduğu o kadar anlaşılıyor ki insanın şifa niyetine yüzüne gözüne süresi geliyor. 🙂

Steak ve Papula Pizzalar

İkinci olarak denediğimiz Deepdish pizza ise resmen dibimizi düşürdü. Daha önce yediğimiz pizzalardan biraz farklı olarak kalın bir hamura bolca mozarella ve bolonez sos konularak yapılan Deepdish sizi pizzaya doyuruyor.

Bol Peyniri  ve Bolognese Sosu ile Deepdish Pizza

Pizzaların güzelliğinden, malzemelerin kalitesinden bahsettik ve tabi ki bütün bunların bir sebebi var. Güzel olan hiç bir şey rastlantı değildir. Dear Pizza’nın sahibi Özgür Bey bunu yaptığı işle bize ispat etti. Özgür Bey gıda sektörü dışında farklı firmalarda uzun yıllar çalışmış. Askere gidip geldikten sonra sevdası olan pizzaya vermiş kendini. Bir pizzacı açmak hayaliyle eve kapanmış ve başlamış denemelere. Bu arada bize eski fotoğrafları gösteriyor ve devam ediyor anlatmaya. İstediği mükemmelliğe ulaşana kadar durmadan devam etmiş, evde sürekli pizza piştiği için arkadaşlar misafirler eksik olmamış. Zaten fotoğraflardan görüyoruz kalabalıkta herkes bir pizza dilimi almış, yiyor. Sonunda tamam demişler ve dükkanı açmışlar ama yine bir sorunla karşılaşmışlar. Defalarca deneyip ulaştıkları hamur tarifini evdeki fırında denedikleri için dükkandaki büyük fırında aynı performansı alamamışlar ve tekrar başlamışlar denemelere. Yani anlayacağınız sadece hamur için günlerce gecelerce bıkmadan usanmadan çalışma yapılmış ve sonuca ulaşılmış. Başarının tesadüf olmadığından söz ederken kastımız buydu. Özgür Bey gerçekten işini ve pizzayı seven biri, bütün bu anlattıklarımızı kendisiyle tanıştıktan sonra daha iyi anlayacaksınız.

Papula ve Steak Pizzalar Fırından Yeni Çıkmış

Özgür Bey Ümitköy’e taşınmaya karar verince, arkadaşlıkları oldukça geçmişe dayanan Sevgül Hanım, yani şimdiki ortağı, kendisine destek oluyor ve buradaki mekanı beraber açıyorlar. Özgür Bey pizzaları yaparken Sevgül Hanım mekanın işletmesinde kendisine yardım ediyor. Aslında Sevgül Hanım da sektörün dışından birisi. Kendisi İktisat mezunu ama tercümanlık yapıyor ve aynı zamanda bir anne. Kendisi için yoğun bir tempo olsa da eski arkadaşı ve yeni ortağına destek olmak istemiş.

Mekandaki Görsellerden

Mekan, yeni açılmış ve dekorasyonu henüz son halini almamış olmasına rağmen pizzaların güzelliği ve ev sahiplerinin misafirperverliğinin etkisiyle sıcak bir ortam sunuyor size. Çok olmasa da yeterince büyük olan mekanda grup etkinlikleri de yapılıyor. Hatta yaza hazırlamayı düşündükleri şirin bir bahçeleri de var. Umarım havalar da ısınmaya başlarken en kısa zamanda bahçe de faaliyete geçer ve sıcak Ankara yazında lezzetli pizzalarımızı keyifle yeriz.

Dear Pizza

Yediğimiz pizzaların yanında yemediğimiz pizzaların malzemelerini de tatma fırsatı bulduk. Özellikle Özgür Beğendi Pizza’nın beğendisi, kıvamı ve tadıyla muhteşemdi. Bir zamanlar reklamlarda dönen “Tutturamazsın abi!!” sözü geldi aklıma ve “Tutturmuşsun abi!!” demek geldi içimden.

Özgür Beğendi Pizza’nın Beğendisi

Ayrıca gelmeden bir gün önce haber verirseniz “Apple Pie” da yapıyorlar. Eğer seviyorsanız deneyebilirsiniz, biz beğendik.

Fırından Yeni Çıkmış Apple Pie
Dondurma İle Servis Edilen Apple Pie Dilimi

Ankara’da bir kaç tane ciddi rakibi olsa da Dear Pizza “butik” anlayışının en iyi temsilcilerinden biri olarak bir adım öne çıkıyor bizce. Kesinlikle en kısa zamanda denemeniz gereken bu yer, pizza hakkında size yeni ufuklar vaadediyor.

Mutluköy Mahallesi 1947. Sokak No:3 Ümitköy/Ankara

Telefon: 0312 447 8 447

Mekandaki Görsellerden

Coffee Chefs – Ankara/Nata Vega

Ankara’da akşamları ve haftasonları yapacak bir şey bulamayan veya alışveriş yapmak isteyen birçok kişi alışveriş merkezlerine akın ediyor.  Büyük alışveriş merkezlerinde saatlerce dolaşıp yorgun düşen müşteriler soluklanmak için kendilerini kafe ve restoranlara atıyor. İşte asıl mesele de burada başlıyor. Alışveriş merkezinde istedikleri gibi mekan bulamayanlar sıkılıyor ve başka alternatiflerler arıyor. Bundan on sene önce kabul gören ve hatta alışveriş merkezlerine gitmenin başlıca sebebi olabilen bazı mekanlar artık çıtanın altında kalmaya başladı. Bunun sebebini, çıta yükselirken bu işletmelerin yerinde sayması, bazılarınınsa daha da kötüye gitmesi olarak düşünebiliriz. Bu durumun sonucu olarak AVM’lerde daha butik, daha farklı konseptlerde birçok kaliteli mekan açılmaya başladı, ki eminim bu değişimi siz de görmeye başlamışsınızdır.

Coffee Chefs
Coffee Chefs

İşte Nata Vega’da açılan Coffee Chefs de bu yeni kahvecilerden biri. Gittiğimizde daha açılalı bir hafta olan mekan bizim için tam bir keşif niteliğinde.

Coffee Chefs
Coffee Chefs

Danışma bankosunun hemen arkasında bulunan mekan dışardan bile hemen kendini belli ediyor. Güzel iç tasarımı ve mavi, siyah tonlarındaki konsepti ile kurumsal kimlik üzerinde oldukça çalışıldığını hissettiriyor. Bizim ilk gözümüze çarpan şey espresso makinesi oldu. Klasik espresso makinelerinde gördüğümüz filtre kaşığı yoktu. Ayrıca kahveyi çektiklerini de göremedik ve durumu sorduk. Makinenin tam otomatik yeni tür bir espresso makinesi olduğunu öğrendik. Makinede bulunan hazneye kahve çekirdeğini koyduktan sonra kendisinin öğüttüğünü, sütü de yine haznelerden kendi alıp köpürttüğünü öğreniyoruz. Bu durum özellikle üçüncü dalga kahvecilerde karşılaşmadığımız bir durum. Genelde üçüncü dalga kahvecilerde barista odaklı emek yoğun bir üretim olur ki zaten özelliklerinden biri budur bu kahvecilerin. Buradaki, baristaya olan ihtiyacı ortadan kaldıracak olan makine, barista olmasa bile kahve yapabilmesi özelliğiyle işletmeye büyük kolaylık sağlıyor ki zaten halihazırda, özellikle üçüncü dalga kahve içmek isteyen veya lattesinin üzerine bir de latte art kondurulsun isteyenler için bir barista da bulunuyor.

Coffee Chefs
Kahve Makinesi ve Çay Kazanı

Açıkçası içeceğimiz kahve, makineden otomatik olarak çıktığı için almadan önce bizde biraz önyargı oluşturmuştu ama içtikten sonra içiminin gayet güzel olduğunu farkettik. Demem o ki, çok iyi baristaların elinden çok daha güzel kahveler içtik elbet, ama neredeyse tek bir tuşla otomatik bir şekilde hazırlanan kahve, “makine kahvesi” beklentilerimizi aştı.

Coffee Chefs
Cold Brew Çay

Öte yandan kahvelerin yanında birçok çeşitte çay da bulunmakta mekanda. Hatta cold brew kahvenin yanında bir de cold brew çay yapıyorlar. Dokuz saatte damla damla demleniyor çay ve kahve. Ama siz isterseniz demleme çayınızı da alıp geçebilirsiniz tabi, seçenek bol.

Coffee Chefs
Coffee Chefs

Bu arada kahve dedik, çay dedik ama bir şeyden bahsetmedik; kahve ve çayın markası. Burası aslında daha önceden de bildiğiniz Esperro markasının kendi mekanı. Esperro’nun zaten bir kaç yerde kendi adıyla açtığı mekanları vardı ama Coffee Chefs ile daha farklı ve iddialılar. Ayrıca kahvelerini kendileri üretmelerinin yanında, kahve makinelerinin distribütörlüğünü de yapıyorlar. Anlayacağınız firma kahve ile ilgili her işte aktif.

Coffee Chefs
Coffee Chefs

Bunların yanında stantta gördüğümüz bütün tatlı ve tuzlu hamurişi ürünler de kendi imalatları. Her ne kadar İstanbul’dan dondurulmuş olarak getirseler de bunu kalite standartını korumak için yaptıklarını söylüyorlar. Taze ev yapımı tadı veren tatlıları bu kahvecilere daha çok yakıştırsak ve tercih etsek de, buradaki tatlıları denemediğimiz için tatları hakkında bir yorum yapmak doğru olmaz.

Coffee Chefs
Coffee Chefs

Coffee Chefs’in Ankara’da farklı noktalarda yeni mekanlar açmayı planladığını duymuştuk, Müdür Ahmet Keçeci Bey de bunu doğruluyor. Ahmet Bey’den söz etmişken, kendisi 15 yılı aşkın bir süredir idarecilik yapan ve son 10 yıldır da gıda sektöründe yer alan birisi. Hepimizin bildiği büyük firmalarda idarecilik yapmış olan Ahmet Bey de Coffee Chefs’teki görevine açılış ile başlamış ve işine hemen adapte olmuş.

Coffee Chefs
Coffee Chefs

Mekanın tasarımı ve özellikle iç mekan dekorasyonu AVM’de yer alan bir işletmenin ötesinde. Özellikle yarı kapalı dış mekan ve standın arasında kalan ufak alan değerlendirilmiş ve çok hoş bir mekan oluşturulmuş.  2 kişilik iki masa ve 5-6 kişinin yan yana oturabileceği uzun bir masanın bulunduğu iç mekan, oldukça huzurlu ve çalışmak için ideal, saatler geçirseniz farketmezsiniz. AVM dışına bakan oldukça geniş kısım da, iç mekan yeterince geniş olmadığı için kapatılarak camekanlı bir bölme eklenmiş. Bu kısmın da zamanla dekoratif objelerle daha da sıcak bir hale getirilmesi faydalı olacaktır diye düşünüyoruz.

Coffee Chefs
Coffee Chefs

Sonuç olarak sık gittiğimiz Nata Vega’ya böyle bir mekan açılmasına sevindik. Zaten mekanın sürekli dolu olması ve kasada sürekli kuyruk olması başkalarının da sevdiğini gösteriyor. Siz de Nata Vega’ya, Anatolium’a veya Ikea’ya giderseniz ve canınız kahve isterse adres belli.

Coffee Chefs
Coffee Chefs
Coffee Chefs
Coffee Chefs
http://www.yemekvekitap.com/wp-content/uploads/2017/03/DSC_0418.jpg
Kahvemiz

 

True Specialty Coffee – Ankara/Bahçelievler

Ankara’da son zamanlarda birçok kahveci açıldı ve elimizden geldiği kadar hepsini tecrübe etmeye çalışıyoruz. Özellikle şunu belirtmek gerekir ki, bu mekanlar kafe değil, kahveci. Kahve denilince 3’ü 1 arada instant kahvelerin anlaşıldığı, çay denilince  saatlerce demlenerek kararmış karbonatlı çayın servis edildiği mekanlardan sonra, daha kapıdan girerken aradaki farkı anlayacaksınız.(Sınıfının iyi örnekleri istisnai kafeleri muaf tutuyoruz tabi 😉 )

True Specialty Coffee
True Specialty Coffee

True Specialty Coffee de yeni açılan üçüncü dalga kahvecilerden biri ve adı gibi gerçekten de işini en doğru yapanlardan. Bizim gözümüzdeki yeri de oldukça ayrı. Peki burayı o kadar özel yapan nedir? Bu soruya verilecek en güzel cevapların başında sahipleri Barista Ufuk Çat ve Yusuf Ziya Demirel gelir. Sonra da lezzetli kahveleri, pastaları, mekanın konumu ve güzel tasarımı. Hepsine aşağıda tek tek değineceğiz.

True Specialty Coffee
True Specialty Coffee

Mekanın sahipleri Barista Ufuk Çat ve Yusuf Ziya Demirel yıllardır bu sektörün içinde olan, tecrübeli genç girişimci arkadaşlar. Yıllarca sektörde farklı mekanlarda bir çok farklı konumda çalışmışlar ama bu sırada da kendilerini yetiştirmeyi ihmal etmemişler. Her çalıştıkları yerde kendilerine biraz daha bir şeyler katmışlar. 10 yılı aşkın bir süredir devam eden serüvenlerine kendi mekanlarında devam etmeye karar vermişler. Daha doğrusu bu kararı biraz da zorunlu olarak almak durumunda kalmışlar. Çoğu yerde karşılaştığımız işine saygı duymayan ve işini doğru düzgün yapmayan insanlar, işini seven ve önemseyen bu iki arkadaşın motivasyon kaynağı olmuşlar. Onları biraz da olsa zor süreçlerin içine sokan bu durum, sonucu itibariyle biz kahve severler için çok güzel bir mekana ön ayak olmuş. Kader birliği yapan arkadaşlar, güçlerini birleştirerek ve onlara değer veren insanların da desteği ile bundan yaklaşık 2-3 ay kadar önce mekanı açmayı başarmışlar, çok da iyi etmişler.

True Specialty Coffee
True Specialty Coffee

Mekanın kısa açılış hikayesinden sonra, mekanda neler var onlara değinelim. En başta mekanda kahveye dair ne ararsanız var. Türk kahvesinden, americanosuna, lattesinden, üçüncü dalga kahveleri chemexine, v60ına, sifonuna ne isterseniz bulabilirsiniz. Bunun yanında çeşit çeşit çayları ve tatlıları da var tabi.

True Specialty Coffee
True Specialty Coffee

Kahvenin kalitesi ne kadar önemliyse kahveyi yapan eller de bir o kadar önemlidir.  Hal böyle olunca True Specialty Coffee’de kendinizi güvende hissedebilirsiniz. Baristalar Ufuk Çat ve Yusuf Ziya Demirel, eminim size en güzel kahve deneyimlerinizden birini yaşatacaktır. Zaten Ufuk Çat sertifikalı ve bir çok mekana danışmanlık yapan bir barista. Yusuf Ziya Demirel de yıllardır bu işin içinde ve aldığı bir çok eğtimin yanında, daha önce de şefi olan Ufuk Çat’tan da eğitim almış.

Chemex
Barista Ufuk Çat

Kahvelerinizi içerken sadece tadı değil, sunumu da sizi hayli memnun ediyor. TSC özellikle latte artta uzmanlaşmış bir mekan. Kahvelerinizin üstünde sevimli kedicikler ve pandalar görmek herkesi olduğu gibi sizi de memnun edecektir. Ayrıca kahvelerinizin yanında alabileceğiniz tatlılar da gayet hafif ve lezzetliler, mutlaka denemenizi öneririz.

Latte Art
True Specialty Coffee
True Specialty Coffee

Bahçelievler’de birbirinden farklı konseptlerde ve alanlarda birçok mekan var. TSC mekanı ve tasarımı ile yine de kendini göstermeyi başarıyor. Daha mekana girmeden renkli ve sıcak ortamı sizi içine çekiyor. Her köşede farklı bir ayrıntının bulunduğu mekandan ayrılasınız gelmiyor. TSC’de her şey düşünülmüş ve her bir ayrıntıya ayrı özen gösterilmiş. Tuvaleti kullanmak için indiğiniz alt katın ve tuvaletlerin dekorasyonu bile kendini size hayran bıraktırıyor. Hatta giderseniz tuvaletleri görmeden çıkmayın derim 😉

True Specialty Coffee
True Specialty Coffee

Kısacası bulunduğu konum itibariyle birçok rakibi var gibi görünse de, lezzetli kahveleriyle, sıcak mekanıyla ve güleryüzlü sahipleriyle True Specialty Coffee hepsinin önünde yer alıyor diyebiliriz. Yolunuz Bahçelievler’e düşerse uğramadan geçmeyin.

True Specialty Coffee

Bahçelievler Mahallesi 49.Sokak No:3/A (Azerbeycan) 06490 Çankaya

True Specialty Coffee
True Specialty Coffee
True Specialty Coffee
True Specialty Coffee
True Specialty Coffee
True Specialty Coffee
True Specialty Coffee
Latte Art

Amelie’s Garden Succulent & Coffee – Ankara/Şili Meydanı

Ankara’da son zamanlarda açılan 3. dalga kahvecilerden olan Amelie’s Garden’daydık. İlk açıldığı günden beri gitmek istediğimiz bir mekandı ama neredeyse iki ay sonra ziyaret etme imkanı bulabildik. Özellikle sukulent konsepti bizde ayrı bir merak uyandırmıştı. Zaten mekanın sahipleri daha önceleri de sukulent işiyle uğraşmaktaymışlar. Sanırım bir zaman sonra kahveci açmaya karar vermişler ve en iyi yaptıkları işleriyle de özgün konseptlerini oluşturmuşlar. Açıkçası bu sonuca kendilerinden değil de internette yaptığım araştırmalardan ulaştım. Çünkü mekan sahipleriyle ne yazık ki pek iletişim kuramadık. Bulunduğumuz saatte neredeyse bizden başka kimse olmamasına rağmen kahvelerimizin hazırlanması bile epey zaman aldı. Sosyal medya hesaplarından gördüğümüz ve çevreden duyduğumuz kadarıyla tam tersi şekilde sıcak kanlı bir karşılama beklerken böyle bir durumla karşılaşmamızı, bir seferlik bize denk gelen talihsiz bir durum olarak değerlendirmek istiyorum.

Mekana ulaşmak çok kolay aslında ama ilk sefer olduğu ve mekanın girişinde herhangi bir tabela da olmadığı için biraz zorlandık. Kızılay istikametinden gelirken Kuğulu Park kavşağından sağa dönüp Kavaklıdere Caddesi’ne girdiğinizde sola doğru kıvrılan yolda Güneş Sokak’ın hemen girişinde solda sarı çerçeveleri göreceksiniz.

Amelie's GardenGiriş

Mekana girdiğinizde sizi her tarafa yayılmış saksılar, sukulentler ve türlü türlü yeşillikler karşılıyor. Kendinizi adeta bir botanik bahçesinde hissediyorsunuz ve huzur doluyorsunuz. Yeşilin tonları gözlerinizi ve ruhunuzu dinlendiriyor. Ayrıca mekanın tasarımı ve sürekli çalan jazz müzikler kendinizi  daha iyi hissettiriyor. Mekana girip bir kaç adım attıktan sonra sağ tarafta kahvelerin ve hamur işlerinin yer aldığı barı görüyorsunuz. Böylelikle siparişinizi verdikten sonra rahatça yerinize yerleşebiliyorsunuz.

Amelie's GardenAmelie’s Garden İç Mekan

Kahvelerimizin hazırlanması biraz zaman alsa da beklediğimize değdi. Kahvelerimizi beklerken dolu dolu duran ve bize “gel gel” yapan pasta reyonuna göz atmak istedik. Kahvelerimizin yanına seçmek istediğimiz ürünlere bakarken sorduğumuz sorulara cevap alamamamız dolayısıyla karar veremedik ve elimiz boş dönmek durumunda kaldık maalesef. Ama reyonda bulunan Mama’s Bojniak Börek kartları ürünlerin en azından bir bölümünün buradan geldiğini anlamamıza yetti.

Amelie's Garden“Gel gel” yapan pasta reyonu

Kahvelerinizi yudumlarken veya bitirdikten sonra arkada bulunan atölyede beğendiniz sukulentleri farklı tasarımlı saksılarınıza istediğiniz gibi yerleştirebiliyorsunuz. Bu işlemleri yaparken de size yol gösterip yardımcı oluyorlar. Biz zaman kısıtından ve atölye dolu olduğundan sadece hediye ettikleri sukulentleri alıp gitmekle yetindik ama ilgisi ve vakti olanların çok keyifli vakit geçireceğine eminim.

Kısacası mekan, konsept, kahveler, müzikler her şey çok güzeldi. Bunların dışında beklentimizin çok altında, istemediğimiz bir muamele ile karşılaşmamızı tekrar bizim şanssızlığımız olarak değerlendirmek istiyorum ve bir şans daha vermeyi düşünüyoruz; yazıyı da bu duruma göre güncelleyeceğim. Eğer yakınlardaysanız veya uzak bile olsanız merak ediyorsanız kesinlikle gidip görmeniz gereken bir yer.

Amelie's Garden
Atölyeden

 

Atölyeden

Coffee Craft Town – Ankara/Ümitköy

Gittiğim mekanların içinde tam anlamıyla “keşif” olarak tanımlayacağım bir mekan varsa o da, Ankara’daki 3. dalga kahvecilerin en yenilerinden, Coffee Craft Town’dır. Çünkü daha mekan açılmadan, hazırlıklar devam ederken tanışma fırsatı bulduk. Ne de güzel olmuş ki bu güzel mekanda bu güzel insanlarla tanışmışız. Bu tanışma bize kendimizi evimizde hissettiğimiz, kendimizi bir parçası gibi hissettiğimiz bir yer kazandırdı. Detaylarına aşağıda sırasıyla değineceğim.

Öncelikle mekana değinmek gerekirse, tasarım ve mimarisi çok güzel. Modern, şık ve bir o kadar da sıcak. Sarının tonlarıyla ve bir çok güzel objeyle donatılmış mekanda sizi türlü türlü kedi figürleri karşılıyor. Camekanlı alanı ve güzel bahçesi mekana ayrı bir ferahlık katıyor. Mekanın bu kadar başarılı bir şekilde hazırlanmasının arkasında yatan sebebi sonradan öğreniyoruz. Mekanın sahiplerinden Selin Hanım bir mimar ve bu işi kendi firması Wedesign’da aktif olarak yapıyor. Wedesign ise Ankara’da bulunan herkesin bildiği çok ünlü mekanların mimari ve dekorasyon işlerini yapan bir firma. Zaten hikaye de biraz buradan başlıyor. Yıllardır kendine ait butik bir mekan açmak isteyen Selin Hanım, başka firmalar için bu işi yaptıkça hayaline bir adım daha yaklaştığını hissediyor ve kaçınılmaz olanın içinde buluveriyor kendini. Ne de iyi yapmış böyle bir mekan açarak diyoruz, kahvesi, mekanı ve muhabbeti ile herşey çok güzel olmuş.

Bu arada kahvelerinin çok güzel olduğunu söyledik ve diğer her şeyin olduğu gibi bunun da bir sebebi var tabi. Kahvelerin başarısının arkasındaki isim ise, mekanı ve sahiplerini tanımamıza vesile olan, Mustafa Güneş. Mustafa Bey Ankara’da kahve aleminde herkes tarafından bilinen bu işin duayeni olan bir isim. Kendisi için ilerde ayrı bir yer ayıracağım, çok farklı ve ilgi çekici bir hikayesi var ve izin verirse bunu herkesin daha detaylı bilmesini isterim. Mustafa Bey’i tanıyanlar mekandaki kahvelerin neden bu kadar güzel olduğunu zaten anlamıştır. Ama bir lezzeti ne kadar anlatırsak anlatalım, tecrübe etmedikten sonra hep eksik kalacaktır. Onun için gelin siz de deneyin ve ne demek istediğimizi anlayın.

Mekandan ve kahvelerden bahsettik, ne kadar güzel olduklarını anlattık ama yazımı bitirmeden mekanı işleten iki hoş bayandan da bahsetmek istiyorum. Selin Hanım’ı az çok tanıttık ama mekanı beraber işlettikleri Tandan Hanım’dan da bahsetmek isterim. Şen kahkahaları ve yüzünden eksik olmayan tebessümü ile mekana ayrı bir hava katıyor Tandan Hanım. Kendisi uzun yıllar dershanecilik yaptıktan sonra Selin Hanımla aynı olan hayallerini bu gerçekleştirmek için beraber yola çıkıyorlar ve aslında daha şimdiden bu işi başarmışa benziyorlar.

Coffee Craft Town bizim için çok özel bir mekan oldu ama bu bizden değil mekandan kaynaklanan bir durum. Siz de mekana gidip, sahipleri ile tanışıp, kahvelerin ve keklerin tadına baktıktan sonra eminim aynı düşünceleri paylaşacaksınız. Biz artık her mekanda  CCT’daki standartı arıyoruz ama ne yazık ki çoğu zaman bulamıyoruz.

Hiçbir mekan için daha önce bu kadar uzun yazı yazmamıştım. Ayrıca iyi mekanlar için uzun yazı yazmak daha zor bence. Çünkü iyi olan herşeyi kolayca dile getiremeyebiliriz ama kötü olanda rahatsız eden göze batan o kadar çok şey olur ki yazdıkça bitmez.

Buraya gelip bu deneyimi yaşarsanız, demek istediklerimi daha iyi anlayacaksınız. 

Mutlukent Mah. 1946. Sok. No:1 Ümitköy/Ankara

0312 236 34 10

Coffee Craft Town
Coffee Craft Town
Coffee Craft Town
Coffee Craft Town
Coffee Craft Town
Coffee Craft Town
Coffee Craft Town
Coffee Craft Town
Coffee Craft Town
Coffee Craft Town
Coffee Craft Town
Coffee Craft Town