Albert Camus – Yabancı

Her kitapta anlatılanlar ve anlatılmak istenenler vardır. Bazen anlatılanlar direkt anlatılmak istenene ulaştırır bizi, bazen ise anlatıların arkasına gizlenmiştir anlatılmak istenenler. Bazı kitapları okurken hızlıca geçerim olayları, hemen cümle aralarında gizlenen tahlilleri, düşünceleri, dersleri bulmak isterim. Yabancı’da bu biraz daha zor oldu. Yer yer yine aradıklarımı buldum ama genelde çoğu mesaj olayların arkasında gizliydi. Bu aslında hoşuma giden bir durum değil, uzun uzun, “büyük” cümleler okumak daha çok hoşuma gidiyor. Yine de Yabancı bütün “anlamsızlığıyla” bir eleştiri. Karakterler, ilişkiler, olaylar bütün olarak anlamsız bir süreç içinde karakter için beklenmedik bir noktaya geliyor. Bu anlamsızlık mahkemede savcı ve jüri karşında anlamlandırılmak istenerek daha da anlamsızlaştırılıyor. Sabit ve kesin yargıları olan karakterimiz bile yer yer şaşırıp ne olduğunu anlamaya çalışıyor. Herkesin duyguları ve tepkileri kendine özgüdür, bunun başkaları tarafından tartışılacak yanı yoktur. Ama toplum sürekli sizden “doğru” olanı ister. Onun isteğinin hilafına davranmak, sizi ötekileştirir ve yabancılaştırır.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir